16 Nisan 2012 Pazartesi


Aklıma takıldı. Aslında cevabını kendimce bir şekilde almış sayılmama rağmen gene de emin olabileceğim ne ve neresi var bilemiyorum.
Şimdi, zaman geçtikçe fiziksel beden nasıl ki gelişiyor, evrimleşiyorsa, bu durum ruhsal diğer bedenler için de gerçekten geçerli bir şey mi?
Benim kendi cevabım kesinlikle evet. Bir anlamda motoru henüz açılmamış yeni bir araba gibi de düşünülebilir. Veya bazı sınırlar ya da izinlere de sahip olmadığı düşünülebilir. Ama bu belki de daha önceki bedenin yaşadığı şartların yansımasıyla da ilgili olabilir.
İşte emin olmadığım kısım bu. En azından şuanda burada düşünürken emin olmadığım kısım. Yoksa düşünmezken herşey daha açık ve net, anlaşılır.

İkinci bir şey daha. Eğer biraz zamanı kurcalamanın o kendine has zamanı gelmişse, girilecek hayattan hayata, özellikle de türden türe fark var. Anlayış açısından diyorum.

Üçüncü olarak, gene aklıma takılan bir şey. Eğer diliniz henüz şuanki dilinize benzemiyorsa, bu da sorun olabilecek bir şey. Gene de, 'türden türe fark var' derken, bu kısıtlama nispeten daha kolay aşılabilir.
Buna paralel bir soru daha. 'Varolan tüm dilleri bilmek' mi, yoksa 'varolan ve varolacak tüm dilleri bilmek' mi? Aradaki fark çok kalın değil, bunun farkındayım, ama bu soruma telepati cevabı haricinde daha net bir yanıt istiyorum. Çünkü karşıdaki herhangi birinin içinde-zihninde konuştuğu dil ugandacaysa, bunu anlamak için ugandaca bilmek gerekmeyecek mi, nasıl duyuluyor olursa olsun-telepati kısmı teknik geliyor işte. Neyse, yakında cevabımı bulurum büyük ihtimalle.

Zamanla bağlantılı bir şey olarak da şunu söylüyorum son olarak: her ilişkinin, her tanışıklığın kendine has bir yapım ve pişme süreci var. Ne daha erken, ne daha geç. Bu, daha erken ya da daha geç hiçbir şey yapılamayacağı anlamına gelmiyor. Çünkü bir başvuru süreci gibi değil, tarih kaçtı mı herşey yanmıyor. Ama hazır olmakla ilgili. Bunun için şartlar zorlandığında elde edilen sonuç aynı olmuyor. Özellikle de her ay ya da her sene bile farklı düşünebilen, farklı çıkarımlar, deneyimler ve anlayış kazanabilen bizler için. Bu durum tıpkı bazı nasihatların da belirli bir yaşa kadar bir anlam ifade etmemesine benziyor. Onları anlamak için de deneyim ve doğru zaman gerekiyor bu durumda.
Gene de bazı teşebbüsler ve sonuçlar için üzgünüm. Onlar herşeyi olması gereken o 'doğru' çizgiye biraz daha yaklaştırıp hatları belirlemiş olsalar bile.

Hiç yorum yok: